Dün akşam televizyonda gıdaların doğru şekilde saklanması ile ilgili bir program vardı. Çok ilgimi çektiği için bazı önerileri buraya da yazıyorum. Buzdolabının uygun raflarında depolanan besinlerin daha fazla dayanacağını anlatan bir özet:

SEBZE ÇEKMECESİ: Sebzeler ambalajlarından/naylon poşetlerinden çıkarılmış olarak en alt göze (çekmeceye) yerleştirilmeliymiş. Eğer torba içinde tutarsanız, terlemeden dolayı daha çabuk bozuluyorlarmış. Havuç ve turp mutlaka yeşil sapları ayıklanarak depolanmalıymış. Ayrıca su oranı fazla olan domates, salatalık, biber, turunçgiller ve ‘egzotik’ meyveler buzdolabında saklanmamalıymış. Muz, patates ve ekmekte buzdolabında saklanmaması gereken ürünlerdenmiş. Muz ve elma, elmanın yaydığı gazlardan dolayı, yanyana durmaması gereken meyvelerdenmiş. Muzlar stres yüzünden çok çabuk kararıyorlarmış.
ÇEKMECENİN HEMEN ÜSTÜNDEKİ CAM RAF: Burası buzdolabının en soğuk bölgesiymiş. Balık, et, salam, sosis gibi çabuk bozulan ürünler,  kapaklı kaplar içinde(kokuları dışarı sızmayacak şekilde) bu rafta saklanmalıymış.
BUZDOLABININ ORTA RAFLARI: Süt, yoğurt ve sütlü gıdalar orta rafta depolanmalıymış.
BUZDOLABININ EN ÜST RAFI: Peynirler, hazır besinler ve tütsülenmiş gıdaların yeri en üst rafmış.
KAPI: Yumurta, tereyağı ve içecekler.

Sebzeler dışında bütün besinler; kokularının diğerlerini etkilememesi, kurumamaları ve daha uzun süre dayanmaları için, uygun kapaklı kaplarda saklanmalıymış.

Belki bunlar çoğunuzun bildiği şeylerdir. Yanlışları düzeltirseniz sevinirim. Programın özeti burada.
(almanca) 

çilekli kekler

13.03.2005

Cilekli2_1

Çilekli muhallebiden artakalan çileklerle bu kekleri yaptım. Hamuru her meyveli pasta için kullandığım hamur. Eğer çiğ kremanın tadını sevmiyorsanız veya ağır geliyorsa, yerine çilekli pudding, evde yapılan ( benim bir türlü beceremeyip sürekli dibini tutturduğum ya da kıvamını bulamayıp un kokuttuğum ) pasta kreması veya başka bir üstlük kullanabilirsiniz.

12 kek için:

- 150 gr. un
- 100 gr. şeker (şekeri azalttım, çünkü kremanın içine çilek reçeli ekleniyor)
- 3 yumurta
- 1 çay kaşığı kabartma tozu (unun içine karıştırın)
- 1 paket vanilya
- 2 çorba kaşığı çilek reçeli
- 1 kutu çiğ krema
- eğer bulabilirseniz 1 paket krema sertleştirici

1- Yumurtaların aklarını ayırın ve bir fiske tuzla yoğun kar olacak şekilde çırpın.
2- Şekeri ve vanilyayi ekleyerek çırpmaya devam edin.
3- Yumurta sarılarını ekleyip karıştırın.
4- Karışıma en son unu koyun ve pürüzsüz, akışkan bir hamur olana kadar çırpın.
5- Hamuru muffin kağıtlarına paylaştırın ( eğer kağıtları muffin formuna yerleştirmezseniz daha yayık kekler oluyorlar ).
6- 175° C’de yaklaşık 20 dakika pişirin.
7- Kremayı sertleştirici ve çilek reçeli ile çırpın. Soğumuş keklerin üzerine sürün. Üzerlerine birer tane çilek yerleştirin.

- 100gr. yeşil mercimek (bir gece önceden ıslatılmış)
- 3-4 taze soğan
- bir demet maydanoz
- bir demet dereotu
- 1 diş sarımsak
- yarım limonun suyu
- 1,5 çorba kaşığı zeytinyağı
- tuz, karabiber ve pulbiber

1- Mercimekleri bol suda haşlayın, süzün ve soğuk su ile yıkayın.
2- Bütün yeşillikleri incecik doğrayıp mercimeklere ilave edin.
3- Limon suyu, zeytinyağı, ezilmis sarımsak, tuz, pulbiber ve karabiber ile tatlandırın.

Ben bu salatayı çok seviyorum. En azından haftada bir mutlaka yapmaya çalışırım. Bütün hamur işlerinden ve tatlılardan sonra vicdanıma çok iyi geliyor :) Ayrıca hem ana yemeklerin yanında, hem de yalnız başına çok rahat yenilebilen bir salata.

Enginarın mevsimini dört gözle bekliyorum. Ama maalesef burada pazarlarda enginarları temizlemedikleri gibi, minicik sebzeleri fahiş fiyatlara satıyorlar. Bu mevsimde de zaten bulunması imkânsız. Çoğu kez konservesini bulmak bile zor oluyor. Ben de dün dolapta pirinç unu ararken, önceden alıp sakladığım kutulardan birini buldum. Kaç yıldan beri orada duruyor, bilemiyorum.

( Ben annemin yemekleriyle çok geç tanıştım. Bu da onun bana öğrettiği ilk yemekti.)

- 1 kutu konserve enginar çanağı (içinde 4-6 tane oluyor)
- 1 soğan (ya da arpacık soğan)
- 2 patates
- 2 havuç
- 1 fincan dondurulmuş bezelye
- yarım limonun suyu
- yarım çorba kaşığı şeker
- tuz

1- Patatesleri ve havuçları minik küpler şeklinde doğrayın. Soğanı incecik doğrayıp 1 çorba kaşığı zeytinyağında pembeleştirin. Patatesleri ekleyip renkleri biraz dönene kadar ateşte çevirin. Üzerine çok az su (yarım bardak kadar) ekleyerek, patatesler hafif yumuşayana kadar pişirin.
2- Tencereye havuçları ve bezelyeyi koyun. Bir çay bardağının yarısı kadar zeytinyağı, yarım limonun suyu, şekeri ve tuzu ekleyip 7-10 dakika kadar pişirin. Üzerine enginar göbeklerini kapatarak sebzeler yumuşayana kadar hafif ateşte pişirin. ( Ben havuçları biraz dirice sevdiğim için çok fazla ateşte tutmuyorum.)