2 x tijen inaltong

25.04.2006

susamlı-bademli incir
bademli-susamli incir.jpg

Tijen‘in kitaplarını yakından takip edenler daha iyi bilirler. Satır aralarına, anılarından, arkadaşlarından, okuduğu değişik kitaplardan mini mini tarifler saklar Tijen. Bademli incirler de ‘Tak Koluna Sepeti‘ isimli, okumaktan çok zevk aldığım ve bittiğinde adeta burulduğum kitabından. İncirleri hazırlayan, Tijen’in Bodrum pazarından tanıdığı Elif Ana.
Benimkiler pazarda satılanlara benzedi mi, bilmiyorum. İlk kez yaptığımda, incirlerin kabukları biraz yanmış ve kayışlaşmışlardı. Muhtemelen, fırının sıcaklığını ve pişirme süresini tutturamamıştım. İkinci kez fırında daha az tuttum ve kesinlikle daha güzel oldular. Bundan sonra incirleri önceden biraz suda bekleterek yapacağım, bakalım onlar nasıl olacak?

Bütün malzeme kuru incir, badem ve susamdan oluşuyor. Ben 10 incir için 2 çorba kaşığı susam ve 20 badem kullandım. İncirleri ortadan ikiye böldüm, ama tamamen ayırmadım. Sonra susamları renkleri dönene kadar kavurdum. İncirlerin ortasını hemen sıcak susama bandım. İçlerine birer-ikişer badem koyup kapattım. Yaklaşık 200 C’de, ısınmış fırında 15-20 dakika beklettim.
(Fırının ısısı ve pişirme süresini kendinize göre ayarlarsanız, daha iyi sonuçlar elde edebilirsiniz. Misafirlerinize de ikram edin bence, örneğin benimkiler -unsuz ve şekersiz, doğal tatlı oldukları için- poğaça ve kurabiyeden daha fazla rağbet gördüler. Kimse sert kabukları rahatsız edici bulmadı.)

Tijen’ciğim, o güzel kitabında çok güzel yemekler ve salatalarla tanıştım. Tekrar tekrar teşekkürler sana!
Not: Bu susamlı incirleri bir de mutfakta zen‘de senin tatlı dilinden okusak ne güzel olur ama :)

irmik helvası
tijen-irmik helvasi.jpg

6-7 hafta kadar önce Tijen, yemek ve biz‘in mail grubuna bir helva tarifi yolladı. Mesajı alır almaz kaç kişi mutfağa koştu, bilemiyorum ama, ben de onlardan biriydim. İrmik helvası, ama muhteşem bir irmik helvası. Bir kere gerçekten en fazla 15 dakika içinde oluyor, yağsız kavruluyor, beyaz şekerin adı bile geçmiyor. Olmaz demeyin, oluyor :) Üstelik elinizin altında ne varsa, onunla tatlandırıyorsunuz helvanızı. Örneğin ben ilk denediğimde şeker pancarı şurubu kullanmıştım. Daha sonra üzüm, dut ve keçi boynuzu pekmezi ile denedim. Hepsi çok güzel oldu. Ayrıca kime ikram ettiysem, ki aralarında irmik helvasını hiç tanımayan yabancı arkadaşlarım da vardı, herkes bu değişik helvayı çok beğendi.
Ben helvayı çıtır çıtır severim. O yüzden teflon tencerede ve çok kısık ateşte yaklaşık 15 dakika daha bekletiyorum. Helvanın dibi iyice sertleşiyor. Sonra bir alt üst edip, 3-4 dakika daha bekletiyorum. Bu arada helvanın olmazsa olmazlarından çam fıstığını kullanmıyorum ben. Hatta Tijen’in helvasına tarçın da koymadım. Tercih meselesi…

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.

3.jpg

Kısacık bir giriş yazıyorum bu kez. Sadece hamuru hazırlayıp, fırına veriyorsunuz; hepsi bu. Dahası pek de problemsiz. Tadı nasıl? Güzel, hem de basit bir kurabiye için gayet güzel. Ununu ölçmediğim için, ‘aldığı kadar’ gibi biraz baştan savma bir ölçüyle tarifi sonlandırıyorum.
Cup ölçüleriyle çalışanlar, asıl tarifi burada bulabilirler. (Aşağıya yazdığım ölçüler, tarifin aslına göre daha farklı oranlarda.)

36-38 adet

  • 100 gr. tereyağ
  • 1 yumurta
  • 125 gr. şeker
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 2 tatlı kaşığı kakao
  • 100 gr. çekilmiş badem
  • aldığı kadar un ( 100 gr. dan fazla)
  • 1 paket vanilyalı şeker
  • 1/4 tatlı kaşığı tuz
  • badem esansı
  • 2 yemek kaşığı ekşi reçel ( vişne kullandım)
  1. Un, kabartma tozu, şeker, kakao, tuz ve vanilyayı karıştırın. Hafif çırpılmış yumurta, tereyağı ve badem esansını ekleyerek, yoğurun. (Ben 100 gr. unla başlamıştım, ancak üzerine en az 100 gr. daha ekleme yapmak zorunda kaldım. Ele yapışmayan, ancak oldukça yumuşak bir hamur elde etmelisiniz.) Folyoya sarıp, 30 dakika buzdolabında bekletin.
  2. Fırını 175° C’ye ısıtın. Hamurdan istediğiniz büyüklükte parçalar koparıp, yuvarlayın. Üzerlerini parmak ucuyla derince bastırın. Yuvalara birer çay kaşığı ısıtılmış reçel damlatın. Üzerleri hafif kızarana kadar pişirin. (Tarifte 10-12 dakika demesine rağmen, bizimkilerin pişmesi 25 dakikayı buldu.)

Biz yağı eritmeden kullandık, hamuruna 2 tatlı kaşığı kakao ekledik ve parçaları minik tuttuk.

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.

peynirli kurabiye

20.04.2006

b-tuzlu.jpg

Bu tarifi bilmeyen yoktur sanırım. Herkesin defterinde, dosyasında benzer bir tuzlu mutlaka vardır. Benimki de yıllar önce canım Betül’den not edilmişti. Aynı gün Betül’cüğüm bize bir de şekerpare ve çilekli muhallebi tarifi yazdırmıştı ki, muhallebi sonradan bizim en sevdiğimiz tatlılardan biri oldu. Tarifi Betül’den aldığım şekliyle yazıyorum. Ben bu kez 150 gr. tereyağ yerine 100 ml. zeytinyağı kullandım. Görünüşte bir farklılık olmamasına rağmen tereyağlı tuzlular -bence- zeytinyağlı olanlarına göre daha lezzetli, daha çıtır çıtır oluyor. Sonuçta damak tadı ve kişisel tercih; sıvı yağla da, katı yağla da yapmak mümkün. Hangisini arzu ederseniz…

45-48 adet

  • 2 yumurta (birinin sarısı üzerine sürülecek)
  • 150 gr. eritilmiş ve hafif soğutulmuş tereyağ (ben 100 ml. zeytinyağı kullandım.)
  • 300 gr. un
  • 3 tatlı kaşığı çörekotu
  • 150 gr. rendelenmiş kaşar peyniri
  • tuz

Fırını 175 C’ye ısıtın. Bir yumurta sarısını ayırıp, diğer bütün malzemeyi karıştırın ve ele yapışmayan bir hamur yoğurun. Unlu tezgah üzerinde açın, kalıpla veya bardak ağzıyla parçalar kesin. Üzerlerine yumurta sarısı sürün. 20 dakika kızarana kadar pişirin.

Not: Çörekotunu hamurun içine karıştırıyoruz.

cilekli-puddingli1.jpg

Almanya’da, pastanelerde veya marketlerin derin dondurucu bölümünde satılan hazır pastaların altında genellikle tart hamurundan hazırlanmış, sertçe bir taban oluyor. Fotoğraftaki pasta, böyle bir taban kullanarak yaptığım ilk pasta. Zor olacağını ve gereksiz yere zaman alacağını düşünmüştüm ancak, tahminimden çok daha pratik oldu. Özellikle kremalı, meyveli bir pasta yaptığınızda, en azından bir kere denemenizi tavsiye ederim. Sürekli yaptığımız pastaların aşina tadını renklendiriyor bence.
Pastanın içine gelince; öyle çok değişik, farklı özellikleri olan bir pasta değil. Bildiğimiz pandispanya, çilek ve krema. Bu kez kullandığım kaynağın hiç bir ölçüsüyle oynamadan, gayet sadık bir pasta hazırladım. 26 cm.’lik, kelepçeli bir kalıp tam geldi. Hatta benim gözüm için gayet hacimli bir şey oldu.

  1. Kakaolu tart tabanı: 140 gr. un, 80 gr. soğuk tereyağ, 2 yemek kaşığı süt, 40 gr. şeker, 1 tatlı kaşığı kakao.
    Bütün malzemeyi karıştırıp, sert bir hamur hazırlayın. Folyoya sarıp, yarım saat buzdolabına kaldırın. Dinlenmiş hamuru 26′lık kelepçeli kalıba yayın, hatta mümkünse merdane ile açın. Üzerini çatalla -bolca- delin. 200 C’de ısınmış fırında, 10-12 dakika pişirin.
  2. Pandispanya: 3 yumurta, 75 gr. şeker, bir paket vanilyalı şeker, bir fiske tuz, 40 gr. un, 35 gr. nişasta.
    Fırını 200 C’ye ısıtın. Yumurtaların aklarını ve sarılarını ayırın. Sarıları 40 gr. şeker ve vanilya ile birlikte iyice kabarıp, köpürene kadar çırpın. Akları kar yapın, artan şekeri yavaş yavaş ekleyip, çırpın. Sarıların üzerine akları ekleyin, unu ve nişastayı karıştırıp, birlikte eleyin. Hepsini dikkatlice karıştırın, havasının kaçmamasına dikkat ederseniz iyi olur. Yağlanmış ve unlanmış kalıpta 20 dakika veya üzeri pembeleşene kadar pişirin. İyice soğuduktan sonra ortadan iki parçaya kesin. Dergide 3′e kesin diyordu ama, benim pandispanyam ince olduğu için, ancak iki parça çıkarabildik.
  3. Krema: Bir paket vanilyalı pudding, 350 ml. süt ve 200 ml. krema, arzu edersiniz puddingi pişirirken kullanmak üzere, 2 yemek kaşığı şeker.
    Puddingi 350 ml. süt ile hazırlayın. İyice soğuyana kadar mikserle çırpın. Kremayı sertleşene kadar çırpın. Soğumuş puddingle birleştirin.
  4. Taban ve pandispanya soğuyup, bütün malzeme hazırlandıktan sonra, geriye sadece ince işi kalıyor. Tabanının üzerine bir kat reçel sürün ve pandispanyanın ilk parçasını oturtun. Krema, meyve, pandispanya şeklinde pastayı bitirin. Üzerini ve kenarlarını arzunuza göre süsleyin.

cilekli-puddingli2.jpg

Uzun uzun yazdığıma bakmayın, aslında gerçekten çok kolay bir pasta bu. Tespit edebildiğim tek püf noktası buzdolabında iyice soğutmak oldu. Biz iki saatin sonunda kestiğimizde pek beğenmedik açıkçası. Oysa 7-8 saat sonra kestiğimiz dilim, bizi oldukça memnun etti diyebilirim.

Kaynak: Leckere Obsttorten, 02/05

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.