Bayram ve 2007

29.12.2006

Herkese iyi bayramlar ve mutlu yıllar diliyorum.
Kendinize ve sevdiklerinize dikkat edin.

Sevgiler, Mine

Şu meyveli hazır yoğurtları seviyor ama katkı maddelerinden dolayı tereddüt ediyorsanız, sizi kurtaracak tarif aşağıdadır efendim. Ben severdim ama pek almazdım. Bir-iki kere yoğurdu reçelle veya taze meyveyle karıştırmıştım, ama o da pek hoşuma gitmemişti. Dün tesadüfen nette gezinirken karşıma kayısılı birşeyler çıktı. kmy1.jpg Hatta giriş kısmında Tijen’den bahsedilirken, bu bizim Tijen olmasın sakın dedim içimden ki, zaten tarifi okuyunca anlayacaksınız, bahsedilen kişi ancak bizim Tijen olabilir… Sonuçtan son derece memnunum ben. Konuştuğum herkese de tavsiye edip duruyorum. Örneğin kızkardeşim incirlisini yapmaya karar verdi, Fetocum kayısılı olanını yapacaktı. Ben tekrar kuru vişne, daha sonra cranberry ve kuru üzümlüsünü denemeye karar verdim (hatta başka bir gün dolapta bekletme aşamasında içine haşhaş tohumu katacağım). Siz de deneyin bence; hatta bu yazıyı okurken, meyvelerinizi doğrayıp, yoğurtla birlikte dolaba atıverin. Tatlınız yarına hazır olsun. Ben ölçüleri biraz değiştirdim ve içine azıcık vanilya ekledim. Tarçın çok yakışır örneğin veya başka bir kış baharatı. Hatta üzerine hafif hafif çikolata rendeleyebilirsiniz. Cornflakesler, yulaf ezmeleri, fındık, ceviz; artık aklınıza ne geliyorsa… (Orijinali için burayı tıklayın.)

  • 500gr. yoğurt
  • 7-8 adet kuru kayısı
  • yarım vanilyanın özü
  • bir muz
  • bir çorba kaşığı file badem
  1. Kayısıları doğradım ve 250gr. yoğurt ile karıştırdım. Yarım vanilya özünü de ekledim. Hava geçirmez bir kapta bir gece buzdolabında beklettim. (Ertesi gün kayısılar yumuşayıp, şişmişlerdi. Yoğurt da oldukça koyulaşmıştı.)
  2. 250gr. daha yoğurt ekledim. Bir muzu doğradım ve hepsini karıştırdım. File bademleri hafif ateşte kavurdum ve bardaklara aldığım yoğurdun üzerine serpiştirdim. Hepsi bu kadar.

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.

mantarli-domatesli balik2.jpg

Evet biliyorum, yukarıdaki balık eski tarife çok benziyor. Ama fikir hoşuma gidince sizinle de mutlaka paylaşmak istedim. Özetle olay şu: Altta salata, ortada ana yemek, en üstte de garnitürü var. Bir taşla üç kuşu birden vuruyorsunuz yani. (Yemek sonunda salata ve garnitür artacağı için, ikisini karıştırıp yarın için harika bir salata yapıyorsunuz. Bir derdiniz azalıyor :) )
Aslında tarifin kaynağı burası; aman ben orası, burası, evdeki malzemeler derken bayağı değiştirmişim. Mutlaka okuyun; bence pişmemiş mantarlarla yapılan sos nefis bir şey olabilir.

İki kişilik

  • 2 adet beyaz etli balık filetosu
  • patates salatası: yarım kilo patates, ince doğranmış maydanoz, yarım limonun suyu, çok az zeytinyağı, tuz ve karabiber
  • mantarlı garnitür: 200gr. mantar, 2 adet yeşil soğan, 1-2 adet domates, ince doğranmış maydanoz, yarım limonun suyu, tuz ve karabiber
  1. Patatesleri haşlayın. Kalın dilimler şeklinde kesip, sıcak sıcak hemen zeytinyağı, limon suyu ve baharatlarla tatlandırın. Maydanozunu da ekleyin.
  2. Balıkları dilediğiniz gibi, tavada veya fırında pişirin. (Ben yine paketleyip fırına attım.)
  3. Mantarları ve taze soğanları ince doğrayıp, çok az zeytinyağı ile soteleyin. Domatesleri küp küp doğrayın ve mantarlarla harmanlayın. Limon suyu ve baharatlarını ekleyin.
  4. Tabağa ilk önce patates salatasını yayın, üzerine balığı yerleştirin. Balığın üzerine mantarlı garnitürü yayın ve afiyetle yiyin. (Hepsi sıcak olursa iyi olur; ya da en azından salatalar ılık, balık sıcak olsun.)

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.

hefezopf7.jpg

Bir pazar sabahı tarifi: Kızkardeşimin talimatlarıyla yaptığım reçelli örgü çörek. Tarifin aslı buydu, ama değişe değişe aşağıdaki hale geldi. Bu ölçülerle kocaman -gerçekten kocaman, fırını dolduracak kadar- bir çöreğiniz olabilir. Ben yarım ölçü yaptım yine. Yumurtam zaten o kadar küçüktü ki, yarım ölçü için hepsini kullandım.

  • 500gr. un
  • bir fiske tuz
  • 1 yumurta
  • 250ml. süt
  • 7-8 yemek kaşığı toz şeker (80gr.)
  • bir paket vanilya
  • 1 paket toz maya
  • 75ml. sıvıyağ
  • İçi ve üzeri için: Reçel, üzerine sürmek için süt, file badem, toz şeker ve tarçın
  1. Şekeri ve mayayı ısıtılmış sütün içinde çözdürün. Maya kabardıktan sonra, yağ, yumurta, un ve tuzu ekleyerek yoğurun. Elinize yapışmayan, yumuşak bir hamur olması gerekiyor. Buna göre un miktarını ayarlayabilirsiniz. Daha çok kullanmanız gerekebilir.
  2. Hamuru iyice kabarana kadar, yaklaşık iki saat mayalandırın. Hafif unlanmış tezgah üzerinde, dikdörtgen şeklinde açın. Boyutlarına siz karar verin, sadece çok küçük olmasın. Buradan sonra iki yol var:
    - Reçeli hamurun üzerine yayın, tarçın serpin. Dilerseniz aralara fındık, badem, kuşüzümü de serpebilirsiniz. Hamuru rulo haline getirin ve keskin bir bıçakla, boylamasına ikiye kesin (elinizde rulonun boyunda iki parça oluyor, reçelli katlar gözüküyor) ancak sonuna kadar bölmeyin. Hamurun ucu kesilmesin. İki parçayı kordon gibi birbirine dolayın. VEYA
    - Dikdörtgen parçayı uzunlamasına ikiye bölün, ayrı ayrı reçelini sürüp iki rulo yapın ve kordon gibi birbirine dolayın. Bu şekilde reçelli katlar saklı kalıyor.
  3. Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirin, üzerine süt sürün. Hafif toz şeker ve file badem serpiştirin. 175 C’de kızarana kadar pişirin. Fırından fırına süre çok farklı oluyor. Çöreğin rengi tatlı bir kahverengi olana kadar fırınlarsanız iyi olur. Çörek pişerken içinden reçeller akıyor, bazı yerleri patlıyor. Ancak fırından çıktıktan sonra kendini yine toplamış oluyor.

hefezopf0.jpg

Ben bir tanesini pazar günü yapmış ve bitene kadar kapağı kapalı fırında bekletmiştim. Perşembeye kadar dayandı. Tadında herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, kimyasında neler oldu bilemiyorum. Siz yine de çabuk tüketirseniz iyi olur.

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.