elmalı kolay kek

24.05.2009

apfelkuchen2

Not: Bu yazıya 17 Ağustos 2008′de başlamışım. Bugün 24 Mayıs 2009! Blogda bir hareketlenme ve bahar temizliği kapsamında arşivimi düzenlerken yeniden buldum bu yazıyı. Hemen harekete geçip, daldığım derin uykudan uyanmazsam blogun adını bile unutacağım, o derece yani…

  • 2 iri elma
  • 1 veya daha fazla tatlı kaşığı tarçın
  • dilerseniz 1 avuç kuru üzüm
  • yine dilerseniz 1 tatlı kaşığı tereyağ (bunu epicurious’ta okudum ve denedim. Ancak yağlı ve yağsız arasındaki farkı pek keşfedemedim. )

Elmayı soyup minik minik doğrayın. Yumuşayıncaya kadar pişirin. Tereyağını ekleyin ve 1-2 dakika daha pişirin. Tarçını ve kuru üzümü ekleyip kenara alın. Ceviz, fındık, vs. koyabilirsiniz. Kuru üzümü önceden ılık suda bekletirseniz hatta 5-10 dakika hafif ateşte kaynatırsanız, üzümler şişkin şişkin oluyor.

  • 150gr. yoğurt
  • 100gr. şeker
  • Bir paket vanilin
  • 350gr. un
  • 1 tatlı kaşığı karbonat (kaşık çok dolu olmasın, yoksa karbonat tadı hissediliyor) + karbonatı eritecek kadar limon suyu
  • 3 yumurta
  • 100ml. sıvıyağ
  1. Fırını 180 C’ye ısıtın.
  2. Yoğurt, şeker ve vanilini balon çırpıcı veya çatal ile karıştırın. Yağı ve teker teker yumurtaları ekleyin. Her seferinde iyice karıştırın. Unu ve karbonatı hamurun üzerine eleyin ve karıştırın.
  3. Son olarak elmaları hamura karıştırın. Yağlanmış baton kek kalıbına dökün ve 45-55 dakika pişirin.

Yumuşacık,  bütün evi mis gibi kokutan bir kek oluyor bu. Eğer vaktiniz varsa kesmeden önce bir gece bekletin. Bekleyip kıvama gelen kekin tadı daha bir hoş oluyor.

mandelmilch26-7 ay öncesine kadar badem sütünden bihaberdim. Keza fındık, fıstık, ceviz hatta hint fıstığının bile sütünün çıkarıldığını bilmiyordum. Halbuki sütün zor bulunduğu yer ve zamanlarda bilhassa Asya’da birçok yemiş ve bakliyattan süt elde etmek olağan bir üretim şekliymiş (soya ya da pirinç sütü örneğin). Ayrıntılara girmeden asıl konumuz badem sütüne dönelim: Kış aylarında pek uğraştım badem sütüyle. Hatta keşkül ve muhallebi bile yaptım. İlk başlarda posasını ne yapacağımı bilemezken, sonraları iyice kurumuş posanın en çok macaron ve kurabiyelere yakıştığını keşfettim. Bu arada badem sütünü yapmaya başladığımdan beri marketlerden aldığım süt miktarı yarı yarıya azaldı.

Her neyse, badem sütü dedim, nasıl yapılacağını da anlatayım. Internette de gani gani var zaten tarifi. İç bademe (fotodaki gibi kabuklu olabilir), suya ve blender tarzı kuvvetli bir öğütücüye ihtiyacımız var.

  1. 1 bardak bademi bir gece önceden üstünü kapatacak kadar soğuk suyun içinde bekletin.
  2. Bademleri süzüp yıkadıktan sonra derin bir kap içine alın. Üzerine 2,5 en fazla 3 bardak içme suyu ekleyin.
  3. Blender’da bademler iyice un ufak olana dek öğütün. Temiz bir mutfak havlusunu süzgece yerleştirin ve sütü süzün. Son posayı iyice sıkın. Yaklaşık 2,5 bardak badem sütünüz hazır. Afiyetle kullanın. Buzdolabında 2 en fazla 3 gün muhafaza edebilirsiniz.

Sade haliyle de içebilirsiniz tabii ki, fakat tadı en başlarda biraz eğreti gelebilir alışkın olmayan damaklara. Ben hafif tatlı ve koyulaştırılmış şeklini seviyorum ya da sabahları müslim için kullanıyorum.

Foto: Bir bardak soğuk badem sütünü ve 2-3 adet gün kurusunu blender’da hallice öğütün. Dilerseniz azıcık tarçın ya da keçiboynuzu pekmezi de ekleyebilirsiniz. Bu şimdilerde en sevdiğim içeceklerden biri. Hem kokusu hoş, hem tatlısı hafif…
Öneri 1:
Badem sütüne ilişkin olarak internette en yaygın tarif olan bir bardak süt, yarım muz ve iki-üç hurma karışımını pek tutmadım ben. Ancak olgun Anamur muzu kullanırsanız iş değişir :)
Öneri 2:
Muhallebi veya keşkül yaparken normal süt yerine badem sütü kullanabilirsiniz. İlk gün gayet güzel oluyor, fakat yazmadan geçemeyeceğimertesi gün sanki biraz ekşimiş veya acımış gibi geldi bana.
Öneri 3:
Posa bademi iyice kuruttuktan sonra çekilmiş badem kullanabileceğiniz her yerde kullanabilirsiniz.

Badem sütünün nimetleri: Kendi adıma badem sütünün bademin kendisi kadar faydalı olduğuna dair şüphelerim var. Fakat sütü taşıyamayan bünyeler için, örneğin laktoz intoleransı, son derece pratik ve çok yönlü bir seçenek. İnternette yazılanlara göre içinde A, B ve E vitaminler bulunuyor, kolesterol içermiyormuş.

Lütfen acıbademle denemeyin.

paneer1

Her gittiğim Hint lokantasında bayıla bayıla yediğim standart bir yemek var: Palak Paneer (kabaca çevirince peynirli ıspanak oluyor)
Püre haline getirilmiş bol baharatlı ıspanağı küp küp doğranmış ve kızartılmış peynir ile karıştırın. Yanına da bir kase sade veya kakuleli-safranlı basmati koyun. Eğer  ıspanak seviyorsanız, bir kere de bu şekilde denemenizi mutlaka tavsiye ederim.

Ispanaklı sosun içindeki peynirler bence yemeğin en güzel kısmı ve esasen bizim ev usulü lor peynirinden başka bir şey değiller. Bunu farketmem 3 yılımı aldı ama olsun, meğer dikkat etmem gereken üç püf noktası varmış. Bir, mutlaka sirke ile kestirilmeli; iki, üzerinde ağırlıkla uzunca bir süre bekletilmeli; üç, yağlı süt kullanılmalıymış. Gerisi sık sık kullandığımız usul:

paneer2Bir litre yağlı sütü kaynatın ve 3 yemek kaşığı sirke ile kestirin. Peynir iyice ayrılınca temiz bir bezin içinde süzün, soğuk su ile yıkayın. İyice sıktıktan sonra üzerine ağırlık oturtup 10-11 saat bekletin. Son olarak peynir topunu küp küp kesin ve kullanacağınız vakte kadar buzdolabına kaldırın.

Palak paneer‘imin fotoğrafı yok fakat bu tarifi vermek için bir engel değil. Soluk yeşil renkli, zencefil kokulu, ilk bakışta ne olduğu pek anlaşılmayan kalınca bir sos düşünün. Ya da şuraya bakın.
Malzeme: Bir kilo ıspanak, 1 adet yemeklik doğranmış soğan, 1 adet rendelenmiş domates, 1 tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil, 1 diş rendelenmiş sarmısak, her birinden yarım tatlı kaşığı olmak üzere zerdeçal, kişniş tozu, kimyon, kırmızı biber, 1 yemek kaşığı krema.
Eğer baharat seviyorsanız daha fazla koyun, hatta 1 tatlı kaşığı kadar garam masala da ekleyebilirsiniz.

  1. Öncelikle teflon tavaya bir tatlı kaşığı kadar zeytinyağı koyun ve peynirleri altın rengi alana kadar kavurun/kızartın. Tavada ne eriyorlar, ne dağılıyorlar. Rahatlıkla istediğiniz rengi alana kadar tavayı sallayabilir veya tahta kaşıkla alt üst edebilirsiniz.
  2. Diğer yandan bir kilo ıspanağı ayıklayın, iyice toprağından arındırın ve kaynar suda 2-3 dakika haşlayın. Daha fazla bekletmenize gerek yok, ıspanak tabiatı gereği hemen bırakıyor kendisini. Hafifçe süzdürdüğünüz ıspanakları mutfak robotunda kabaca püre yapın.
  3. Soğanı az miktarda tuzla hafif ateşte kavurun. Zencefil, sarmısak ve baharatları ekleyip bir-iki dakika pişirin. Ardından domatesini de koyup, hafif ateşte pişirmeye devam edin. En son ıspanak püresini ekleyin ve birbiriyle özleşene kadar hafif ateşte tutun. Ocaktan almadan 5 dakika önce peyniri ve kremayı ekleyin. Palak paneer’i pilav ya da tandır ekmeği ile servis yapabilirsiniz, lakin benim tercihim her zaman basmatiden yana oluyor.

Basmatiyi şöyle pişiriyorum ben: 1 su bardağı pirinci ılık suda iyice yıkıyor ve süzdürüyorum. Pilav tenceresinde bir tatlı kaşığı kadar zeytinyağını ısıtıyorum, pirinçler o meşhur metalik sesi çıkarana kadar kavuruyorum. Zamanı geldiğinde iki bardak kaynar suyu ve 1 tatlı kaşığı kadar tuzunu ekliyor, ateşi kısığa alıyorum. Tencerenin ağzını kapatmadan iyice suyunu çekmesini bekliyorum. Şöyle bir harmanlayıp, tencereyi sıkıca kapattıktan sonra demlendiriyorum. Kakula koyacaksam eğer, 2-3 tane kakuleyi çıtlatıp harmanlarken pilava karıştırıyorum. Servis tabağına alırken üzerine doğranmış maydanoz serpiyorum. Bu şekilde pişen basmati, Türk usulü pilavdan farklı oluyor tabiatıyla…

Daha gerçekçi bir palak paneer için zeytinyağı yerine ghee (suyu iyice buharlaştırılmış tereyağ) kullanabilirsiniz.