tfc1.jpg

Gastronot‘çuğum eski bir yazıya yorum yazınca, mart ayından kalan başka bir facia geldi aklıma. Fotoğrafta ne olduğu anlaşılmayan pastayı aslında hepiniz tanıyorsunuz. Herkesin bildiği ismiyle amonyaklı pasta -bizim evde, torta tatlısı-. Tarifi mart başında denemiştim. Ancak küçük teyzemin ‘Mutlaka bir gece buzdolabında beklet ama, hemen kesme.’ uyarısını müthiş bir plansızlıkla kulakardı etmek zorunda kalınca, böyle bir aksilik yaşadım.
Aslında görüntüsü çok daha farklı olması gereken bir pasta, benim elimde iste böyle heba oldu :( Yukarıdaki becerim sizin gözünüzde tarifin kalitesini düşürecek, o yüzden düzgün yapabildiğim anda tarifini ve yeni halini ekleyeceğim.
Aksiliklere gelince:

- Birincisi, hamurları kendi gözümle biraz kalın açmışım.
- İkincisi, üstünü süslemeyi beceremedim. Sanırım yöntemde bir hata yaptım. Teyzeminki aslında şöyle olacaktı. Pastanın üstü beyaz kremayla kaplandıkta sonra, kakao ile karıştırılmış kremayı bir poşet yardımıyla pastanın üzerine kafes şeklinde incecik sıkıyoruz. Biraz donduktan sonra karelerin köşe noktalarına hindistan cevizi serpiyoruz. (Benim ince çizgileri de, oraya buraya damlamış noktaları da gördünüz.)
- Üçüncüsü ve en önemlisi, kremalı katları sadece 3 saat beklettikten sonra kelepçeli kalıbı açtım ve açar açmaz krema masanın üzerine yayılıverdi. O anki hayal kırıklığımı anlatmam mümkün değil. – Masanın üzerindekileri toparlayıp, kaşıkla tekrar yanlardan içeri sokuşturmak bile geçti aklımdan. Kurtarmak adına nasıl bir mantıkla düşündüysem…-

tfc2.jpg

Avrupa’da yaşayan arkadaşlar büyük bir ihtimalle amonyak bulmakta çok zorlanacaklar. Onun yerine içinde amonyak olan Hirschhornsalz’i (veya buna yakın bir isim) kullanabilirler. Ben öyle yaptım, hiç bir farkı olmadı. Ölçü olarak yarım kilo una bir tatlı kaşığı Hirschhornsalz yeterli oluyor. Zaten paketin üstünde de yazıyor. Marketlerin baharat satılan reyonlarında, özellikle noel zamanında ve kış aylarında bulabilirsiniz. Aşağıya paketin görüntüsünü ekledim. İçinde karbonata benzeyen beyaz bir toz var. (Yaz aylarında kek-pasta malzemelerinin satıldığı raflarda bulamazsınız. O yüzden çekilmiş baharatların ve kuru otların bulunduğu bölüme bakın. Büyük marketlerde bulunma ihtimali yüksektir. Yanında Pottasche, Nelke, Zimt, vs. oluyor.)
hhs.jpg

baklava-börek.jpg

6 ay önce Fethiye‘nin tarifine göre yapmıştım bu baklavayı. Tabii onun baklavası mis gibi görünüyordu. Her şeyi bire bir yaptığıma gayet emindim ve gönül rahatlığıyla verdim tepsiyi fırına. Aradan bir 10 dakika geçtiğinde, nedense baklavaya değil de, daha çok kıymalı böreğe benzemiş gibi geldi bana. Hemen fırından çıkarıp, sertleşmiş yufkaları kesmeye çalıştım.Yufkalar parçalanır gibi olunca, bir kesik atıp bıraktım. Yine de yılmadım, pişirdim, şerbetledim. Sonuç olarak tadı çok güzel ama kesilemediği için, parçalanarak yenen bir baklava oldu.

Yani neymiş? Baklava fırına verilmeden önce kesilmeliymiş :)

1.Not: Arkadaşlar, dikkat! Baklava şerbeti çektikten sonra da düzgün kesilemiyor.
2.Not: Üstelik biz her bayramda ve özel günlerde tepsi tepsi baklava yapılan bir evde büyüdük :)

facia 3: macaron

22.10.2005

Fotoğrafta gördüğünüz tabak gibi şeyler tombik, pembe macaronlar olacaklardı. Olmadılar, olamadılar. Çünkü bezeyi yapamadığımı farkettiğim halde, sonuna kadar devam ettim. Elimde katı, kolay şekil verilen bir beze değil, akışkan bir kek hamuru vardi. Fırında iyice yayıldılar. Pişirme süresini bir dakika geçirmişim. Pembe renk sarımsı olmuş. Ahududulu kremasını ise hiç yapmadım. O yüzden sadece bezenin tarifini veriyorum.
2 yumurta akı, 125 gr. pudra şekeri, 20 gr. nişasta, 50 gr. kabuksuz çekilmiş badem, kırmızı gıda boyası.
Fırını 175 C’ye ısıtın. Yumurta akını, nişasta ve şeker ile birlikte, iyice sertleşene kadar çırpın. Açık pembe renk verecek kadar gıda boyası ekleyin. Çekilmiş bademleri yavaşça bezenin içine karıştırın. Sıkma torbası ile pişirme kağıdının üzerine aynı büyüklükte, yuvarlak bezeler kondurun. En fazla 15 dakika pişirin.

Kaynak: Rezepte mit Pfiff, 11/2005

Rulonun tarifini yazmayacagim. Çünkü hamuru çok sert oldu ve düzgün sarılmadı. Daha doğrusu fotoğrafta görünmeyen yerlerde hamur kırıldı. Bu yüzden sadece süsleme fikrini paylaşmak istiyorum.

- Rulo hamurunu ikiye bölüyorsunuz. Bir kısmını istediğiniz kadar kakao ile karıştırıyorsunuz. Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye önce kakaolu hamuru, sıkma torbası ile verev şekilde sıkıyorsunuz. Sıraların arasında 3-4 cm. boşluk kalırsa iyi olur. Daha sonra aralara açık renkli hamuru sıkıyorsunuz.
- Verev yerine düz çizgiler veya iri puantiye yapılabilir.
- Dolgusu için, çiğ kremayı sertleşene kadar şeker ekleyerek çırpıyorsunuz. Ancak krema için fazla şeker kullanılmasa iyi olur. Çünkü hamurun üzerine yaymadan hemen önce içine ufalanmış beze ekleniyor.

Oldukça oyalayan bir tarif. Tekrar yapar mıyım, bilemiyorum. Eğer yaparsam, sanırım her zaman kullandığım rulo hamurunu kullanırdım. Ancak aynı teknik başka hamurlarda uygulanabilir mi, pek emin değilim.

Kaynak: Biskuitrollen, die feinsten Rezepte, Hanna Renz