hurmalı rulo

02.01.2008

Yılın ilk gününde ne yapacağımı bilemedim. Aslında o kadar çok şey yapmak istedim ki. Spora gideyim, sinemaya gideyim, ıvır-zıvır işlerimi halledeyim, kek yapayım, mutfağı temizleyeyim. Sonuçta ne yapacağımı düşünmekten, kek pişirmek ve sinemaya gitmek dışındaki planlarımı gerçekleştiremedim.

dateloaf-3.jpg

Hurmalı rulonun tarifini çok önceleri taste‘de bulmuştum. Son derece kolay bir tarif. Pek muazzam, sıra dışı bir tadı ve süslü püslü bir görüntüsü yok. Daha çok akşamüstü çayının yanında ikram edilen anne veya komşu teyze kekleri gibi aşina, alçakgönüllü bir tadı var. Belki de bu evcil tadından dolayı ben bu ruloyu çok sevdim, bilemiyorum. Pek tabii ki hurmalı olmak zorunda değil. İçini istediğiniz gibi hazırlayabilirsiniz. Elmalı, ayvalı, incirli, kayısılı yapabileceğiniz ve erzak dolabınızda ne varsa onu kullanabileceğiniz, gayet esnek bir rulo. Ben tezgahın üzerindekileri değerlendirdim ve hurmaları çayda yumuşatmak yerine portakal suyu kullanmayı tercih ettim. Asıl tarif burada.
dateloaf-1.jpg

İç: Küçük parçalara kıyılmış 200gr. hurma, 200ml. portakal suyu veya az demlenmiş çay, 2 yemek kaşığı esmer şeker, 1 yemek kaşığı file fındık, 1 yemek kaşığı file badem, tarçın, karanfil tozu ve kakule.
Hamur: 320gr. un, 1,5 tatlı kaşığı kabartma tozu, 2 yemek kaşığı esmer şeker, 60gr. tereyağı, 180ml. süt.

  1. Hurmaları portakal suyunun içinde hafif ateşte ezilene kadar yaklaşık 10 dakika pişirin. Şeker, fındık, badem ve baharatları karıştırarak soğutun. Eğer taze meyve kullanacaksınız, meyve kendi suyunu çekene kadar pişirin.
  2. Un, kabartma tozu, şeker ve yağı parmaklarınızla ovalayarak kırıntılı bir hamur haline getirin. Çabucak sütü ekleyerek hamuru toparlayın, biraz da yoğurun.
  3. Hamuru 25cm. X 35cm. ebatlarında bir dikdörtgen şeklinde açın. Hazırladığınız içi eşit bir şekilde dikdörtgenin her tarafına dağıtın. Uzun tarafından başlayarak rulo şeklinde sarın. Üzerine 1-1,5cm. genişliğinde, bir 1cm. derinliğinde çizikler atın. (Ben ayrıca üzerine süt sürüp, esmer şeker serptim)
  4. 200 C’de altın rengini alana dek 20-25 dakika pişirin.

Not: Çok tatlı sevmeyenler şekeri 3 kaşığa düşürebilirler. Biliyorsunuz, kuru hurma zaten oldukça tatlı bir meyve.

havuçlu kek veya

21.09.2007

artıkları değerlendirme keki de diyebiliriz. İçinde yok yok. Aslında iki renkli baton bir kek yapmak için yola çıkmıştım, fakat tek tük artıklar toplanınca kakao paketini açmak yerine mutfak tezgahını boşaltmayı tercih ettim. Bu kek için ölçüye bile gerek yok aslında.
havuclu-kek-015a.jpg

  • 3 yumurta
  • 100 gr. şeker
  • 3 adet küp küp doğranmış kuru kayısı
  • 3 adet küp küp doğranmış kuru incir
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 orta boy ince rendelenmiş havuç (2oo gr.)
  • 50 gr. beyaz un
  • 200 gr. tam un
  • bir paket kabartma tozu
  • bıçak ucu ile karanfil tozu
  • yarım tatlı kaşığı kadar tarçın
  1. Kullanmak istediğiniz kalıbı yağlayın, unlayın ve buzdolabına kaldırın. Yumurta ve şekeri iyice köpürene kadar çırpın. Yoğurt, havuç rendesi, elma, kayısı ve incirleri ekleyin.
  2. Un, kabartma tozu, tarçın ve karanfili birlikte eleyin ve hamura karıştırın.
  3. 175 C’de önceden ısıtılmış fırında 50-55 dakika pişirin.
  4. Üzerine birşey yapmaya gerek yok bence. Ama görüntü biraz toparlansın derseniz, eritilmiş çikolata veya pudra şekeri kullanabilirsiniz.

Aslında tamamen tam un kullanmayı düşünmüştüm, fakat beyaz un paketinin dibinde kalan 3-4 çorba kaşığı unu da kullanmadan edemedim. Yalnızca beyaz un ya da esmer un kullanabilirsiniz.

hefezopf7.jpg

Bir pazar sabahı tarifi: Kızkardeşimin talimatlarıyla yaptığım reçelli örgü çörek. Tarifin aslı buydu, ama değişe değişe aşağıdaki hale geldi. Bu ölçülerle kocaman -gerçekten kocaman, fırını dolduracak kadar- bir çöreğiniz olabilir. Ben yarım ölçü yaptım yine. Yumurtam zaten o kadar küçüktü ki, yarım ölçü için hepsini kullandım.

  • 500gr. un
  • bir fiske tuz
  • 1 yumurta
  • 250ml. süt
  • 7-8 yemek kaşığı toz şeker (80gr.)
  • bir paket vanilya
  • 1 paket toz maya
  • 75ml. sıvıyağ
  • İçi ve üzeri için: Reçel, üzerine sürmek için süt, file badem, toz şeker ve tarçın
  1. Şekeri ve mayayı ısıtılmış sütün içinde çözdürün. Maya kabardıktan sonra, yağ, yumurta, un ve tuzu ekleyerek yoğurun. Elinize yapışmayan, yumuşak bir hamur olması gerekiyor. Buna göre un miktarını ayarlayabilirsiniz. Daha çok kullanmanız gerekebilir.
  2. Hamuru iyice kabarana kadar, yaklaşık iki saat mayalandırın. Hafif unlanmış tezgah üzerinde, dikdörtgen şeklinde açın. Boyutlarına siz karar verin, sadece çok küçük olmasın. Buradan sonra iki yol var:
    - Reçeli hamurun üzerine yayın, tarçın serpin. Dilerseniz aralara fındık, badem, kuşüzümü de serpebilirsiniz. Hamuru rulo haline getirin ve keskin bir bıçakla, boylamasına ikiye kesin (elinizde rulonun boyunda iki parça oluyor, reçelli katlar gözüküyor) ancak sonuna kadar bölmeyin. Hamurun ucu kesilmesin. İki parçayı kordon gibi birbirine dolayın. VEYA
    - Dikdörtgen parçayı uzunlamasına ikiye bölün, ayrı ayrı reçelini sürüp iki rulo yapın ve kordon gibi birbirine dolayın. Bu şekilde reçelli katlar saklı kalıyor.
  3. Pişirme kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirin, üzerine süt sürün. Hafif toz şeker ve file badem serpiştirin. 175 C’de kızarana kadar pişirin. Fırından fırına süre çok farklı oluyor. Çöreğin rengi tatlı bir kahverengi olana kadar fırınlarsanız iyi olur. Çörek pişerken içinden reçeller akıyor, bazı yerleri patlıyor. Ancak fırından çıktıktan sonra kendini yine toplamış oluyor.

hefezopf0.jpg

Ben bir tanesini pazar günü yapmış ve bitene kadar kapağı kapalı fırında bekletmiştim. Perşembeye kadar dayandı. Tadında herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen, kimyasında neler oldu bilemiyorum. Siz yine de çabuk tüketirseniz iyi olur.

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.

Almanya’da tam 15 kez taşınmışım. Bu sayıya göre göçebe yaşam konusunda oldukça tecrübeli olduğumu iddia edebilirim. Ve bu taşınma kesinlikle en zor, en sancılı olanıydı; organizasyon yeteneğimin sınırları ilk kez bu kadar zorlandı. Neyse ki internetim beklenenden 3 hafta önce geldi ve beni çok sevindirdi! Yerleşme işi hala bitmedi, yakın gelecekte bitecek gibi de görünmüyor. Sıra sıra sepetler, kartonlar şu anda ardiye görevi gören odada sıralarını bekliyorlar. Yine de internetin bağlanmasıyla problemlerimin büyük bir kısmı çözüldüğüne göre, bloga kaldığım yerden devam edebilirim. Son günlerde iki yeni tarif denedim. Biri hurmalı muffin, diğeri Hülya’nin blogunda gördüğüm nefis çatal (kandil simidi). Bir de diğer bloglardan denediğim ve bahsetmediğim iki tarif buldum. Onları da en alta ekledim.
hm051.jpg

Her hamurişi gibi hurmalı muffinin de oldukça kalorili olduğu su götürmez bir gerçek (bir muffin 310 kaloriymiş), ama içinde pekmez, hurma, zeytinyağı gibi yararlı besinler de var. Tadını çok sevdik biz, hatta hemen arkasından tekrar yaptık. Geziler, piknikler, uzun yol ve soğuk kış günleri için kesinlikle uygun, uzun süre tok tutan bir şey bu. Baharatlarına siz karar verin, sadece tarçın bile yeterli aslında ve az da olsa ceviz kullanın bence.
Orijinal tarifte
bir-iki ufak değişiklik yaptım. Evde ceviz, fındık, badem hiçbir çerez kalmadığı için kullanmadım ve tavsiye edilen baharat karışımının yerine kendi baharatlarımı kullandım (Allahaşkına bilenler söylesin, pumpkin pie spice’ın içinde ne var?).

kuru malzemeler

  • 100 gr. un
  • 100 gr. tam un
  • bir tatlı kaşığı karbonat
  • 50 gr. esmer şeker
  • bir paket vanilyalı şeker
  • yarım tatlı kaşığı tuz
  • bıçak ucu ile karanfil tozu, zencefil ve tarçın

yaş malzemeler

  • 120 ml. süt
  • 80 ml. pekmez
  • 2 yumurta
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 100-150 gr. kadar çekirdekleri ayıklanmış ve doğranmış hurma
  1. Fırını 175 C’ye ısıtın. Muffın kalıplarınızı hazırlayın.
  2. Kuruları ve yaşları ayrı kaplarda karıştırın. Kuruları yaşların üzerine dökün ve malzemeler hafifçe birbirine karışıp, nemlenene kadar karıştırın. İyice halletmenize gerek yok.
  3. Kalıplara paylaştırıp 20-23 dakika kadar pişirin. Fırından çıkardıktan sonra 5 dakika bekletip, kalıptan çıkarın. Ömrü kapalı bir kapta 3 gün.

diğer bloglardan seçmeler

hm07.jpg
Kandil simitlerinin tarifi için buraya tıklıyor ve Emeklilik hobilerine candan teşekkürlerimizi yolluyoruz. Ben çatal yerine simit şeklinde yaptım ve iddia ediyorum ki, pastanede satılan kandil simitlerinden daha güzel oldular.
Almanya’da bu tarif için şart olan mahlebi bulmak artık eskisi kadar zor değil. Türk marketlerinde cam kavanozlarda (çekilmiş) veya minik poşetlerde (10′lu taneler halinde) bulmak mümkün. Buna rağmen eğer Türk marketlerinde bulamazsanız, baharat satan dükkanlarda veya benzer yerlerde ‘steinweichsel‘ ismi ile sorabilirsiniz (yine de bulunma ihtimalinin çok düşük olduğunu unutmayın. Mahlep eskiden Almanya’da da yetişen bir nesne olmasına rağmen, şu anda popülerliğini tamamen kaybetmiş durumda çünkü). Son ihtimal olarak Arap ve Yunan dükkanlarına da sorabilirsiniz.

Özgül reçel yaptığı zamanlarda mutlaka onun reçellerinden birini denemek istemiştim. Ama reçel tarifleri birbirine karışınca limonotlu şeftalili reçel çıkmıştı ortaya. Aslında zencefilli şeftali reçeli olması gerekiyordu. Tariflerin karışmasına rağmen, sonuçtan çok memnun kaldığımı hatırlıyorum. Zaten kavanozun dibini çabuk bulmuştum. Sadece ben reçelleri şekerli yiyemediğim için kendi ölçümü kullanmıştım (500 gr. şeftali için 80-100gr. şeker)
(Artan limonotlarını yine Özgül’ün tavsiyesine göre ortadan kesip demliğe attım, çaya harika bir aroma verdiler.)

Mutfak Günce’sinin katmer poğaçası muhteşem. Hiç bir değişiklik yapmanıza gerek yok. Aynen tarifi uygulayın, yeter. Üstelik hamuru çok problemsiz, zorlanmadan açabiliyor, istediğiniz büyüklüğe rahatlıkla getirebiliyorsunuz. Bu yüzden hamur açma konusunda amatör arkadaşlara mutlaka tavsiye edilir. Yumuşacık, teorik olarak aslında olmaması gerektiği kadar hafif bir hamurişi.

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.