erdbeerpudding1.jpg

Son zamanlarda bütün sütlü tatlılarımı kendi üretimim sübyeyle yapmaya çalışıyorum. Doğrusunu söylemek gerekirse sübyenin nasıl yapıldığını da esasen tam olarak bilmiyorum. Deneme-yanılma yoluyla kendimce bir yöntem oluşturdum. Fakat işin özünü bilen olur da, bir zahmet uyarırsa çok sevinirim. İlk ürettiğim sübyeyle çilekli muhallebi, ikincisi ile keşkül, üçüncüsü ile yoğurtlu, kremalı, mangolu birşeyler yaptım.

subye.jpg

Sübye: 200ml. bir bardakla 1 bardak sütlaç yapmaya uygun pirinç, 1 bardak sıcak su.

Bazı kaynaklarda pirinci yarım saat su içinde bekletin, un haline getirin diyorlar ya, sakın kanmayın. Eğer elinizde çok özel bir alet yoksa o pirinçleri un haline getirmek çok zor. Bir gece suda bekleteceksiniz. Sübyeyi ezerken suyu dökmeyin. Ertesi gün artık elinizde ne varsa, blender, taş havan ve ince telli süzgeçle pirinçleri el kremi kıvamına gelene kadar ezeceksiniz. Bu yolda herşey mübah… Ben önce blenderle parçaladım, sonra taş havanda iyice ezdim, süzgeçten geçirdim. Her aşamayı birkaç kere yaptıktan sonra, bir baktım süzgeçte hiç posa kalmıyor, bütün sübye geçiyor. Ezme işlemine son verdim, elimde 275 ml. sübye oldu.

Çilekli muhallebi: 100 ml. sübye, 400 ml. süt, 300 gr. çilek, yarım vanilyanın özü ve 40 gr. şeker

  1. Soğuk süt, sübye ve vanilya özünü karıştırarak kaynatın. Kaynamaya yakın şekerini ekleyin. 2-3 taşım kaynattıktan sonra ateşten alın.
  2. Mikserle çırparak soğutun.
  3. Yıkanmış ve doğranmış çilekleri dikkatle iyice ılıklaşmış muhallebiye karıştırın.
  4. Zevkinize göre süsleyin ve mutlaka soğuk servis yapın.

Artan sübyeyi fazla bekletmeyin, çünkü çok çabuk ekşiyor. Ölçüler kural değil. Daha koyu bir kıvam için sübye miktarını arttırabilirsiniz. Daha basit bir seçenek olarak şu muhallebiye bakabilirsiniz.

Keşkül için kullandığım ölçüleri not ettiğim nesneyi henüz bulamadım. Üç aşağı beş yukarı benzer miktarlar kullanmıştım. Her iki sütlü tatlının da dokusu ipek gibi oldu; pirinç veya nişasta kokusu olmadı. Evet, işin sübye kısmı zor ve zaman alıyor, ama mutlaka değiyor.

csvt.jpg

Yılbaşı nedeniyle 3 gün evde kalınca, kartonlarımı açtım ve artık yavaş yavaş mutfağa taşınması gereken aletleri ve dergilerimi buldum. Şu dergi, bu kitap derken delicious.’ un eski sayılarından birinde, bir Nigella Lawson klasiği olan vişneli trifle’ı işaretlediğimi farkettim ve hemen de deneyiverdim. Yapımı çok kolay, artık kekleri değerlendirmek için çok sevimli bir çözüm. Yalnızca bir gece buzdolabında beklemesi gerekiyor. Tabii bu durum tatlıyı önceden hazırlayayım, sonra rahat edeyim diyenler için çok uygun. Eğer vakit ve istek varsa veya misafir için düşünülürse – ki, bence mutlaka düşünülsün- krema şekilli uçlarla sıkılırsa iyi olur.

4 adet kup veya genişçe, hafif derin bir kase için:csvt2.jpg

  • 50 gr. bitter çikolata
  • 100ml. süt
  • 100ml. sıvı krema
  • 2 yumurta sarısı
  • 25gr. toz şeker
  • 2 tatlı kaşığı kakao
  • çikolatalı kek (kup başına bir kalın dilim kek yeterli)
  • 2 yemek kaşığı vişne reçeli
  • 5 kaşık portakal suyu ya da vişne likörü
  • 100ml. sıvı krema
  • ve rende çikolata

1. Kek dilimlerini ikiye veya dörde bölün. Vişne reçeli sürerek, sandviç şeklinde yapıştırın. Hafifçe bastırarak bardakların dibine yerleştirin. Portakal suyuyla ıslatın. Kek parçalarının üzerine vişne taneleri serpin. Bardakları streç folyoyla kapatarak buzdolabına kaldırın. (Portakal suyunu şu keke dayanarak ekledim, siz tercihinize göre likör veya daha farklı bir meyve suyu kullanabilirsiniz.)

2. Çikolatayı eritin. Küçük bir tencerede süt ve kremayı ısıtın, ama kaynatmayın. Ayrı bir kapta yumurta sarısı, şeker ve kakaoyu çırpın. Sıcak sütü sürekli karıştırarak çırpılmış yumurta ve şekere ekleyin. Erimiş çikolatayı da ilave ederek, tencereye alın. Orta ateşte süreklı karıştırarak, krema koyulaşıncaya kadar pişirin. Yalnızca kaynamasına izin vermeyin, yoksa sosun kıvamı bozuluyormuş. Üzerinin kabuklanmaması için sosu streç folyoyla kaplayarak soğutun. (Folyo sosa yapışmış şekilde)

3. Çikolatalı sos iyice soğuyunca vişnelerin üzerine paylaştırın. Bardakların ağzını tekrar kapatarak bir gece buzdolabında bekletin. Servisten hemen önce çırpılmış kremayla ve rende çikolata ile taçlandırın.

Çikolatalı sos oldukça sıvı ve ancak iyice soğuduktan sonra kıvama geliyor. Eğer daha koyuca bir sos arzu ederseniz, süt ve krema miktarını azaltabilirsiniz. %70 bitter çikolata kullanırsanız iyi olur, zaten tarifte tavsiye edilen de bu. Ben %50’lik kullandım; sos biraz açık renkli oldu, ama tadı yine de güzeldi. Eğer çikolatalı sosunuz artarsa, hemen içine bir muz doğrayın ve buzdolabına atın. 4-5 saat sonra bütün dertlere deva tatlınız hazır…

Kaynak: Delicious. UK, Ekim 2006

©2004-2007; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.

Şu meyveli hazır yoğurtları seviyor ama katkı maddelerinden dolayı tereddüt ediyorsanız, sizi kurtaracak tarif aşağıdadır efendim. Ben severdim ama pek almazdım. Bir-iki kere yoğurdu reçelle veya taze meyveyle karıştırmıştım, ama o da pek hoşuma gitmemişti. Dün tesadüfen nette gezinirken karşıma kayısılı birşeyler çıktı. kmy1.jpg Hatta giriş kısmında Tijen’den bahsedilirken, bu bizim Tijen olmasın sakın dedim içimden ki, zaten tarifi okuyunca anlayacaksınız, bahsedilen kişi ancak bizim Tijen olabilir… Sonuçtan son derece memnunum ben. Konuştuğum herkese de tavsiye edip duruyorum. Örneğin kızkardeşim incirlisini yapmaya karar verdi, Fetocum kayısılı olanını yapacaktı. Ben tekrar kuru vişne, daha sonra cranberry ve kuru üzümlüsünü denemeye karar verdim (hatta başka bir gün dolapta bekletme aşamasında içine haşhaş tohumu katacağım). Siz de deneyin bence; hatta bu yazıyı okurken, meyvelerinizi doğrayıp, yoğurtla birlikte dolaba atıverin. Tatlınız yarına hazır olsun. Ben ölçüleri biraz değiştirdim ve içine azıcık vanilya ekledim. Tarçın çok yakışır örneğin veya başka bir kış baharatı. Hatta üzerine hafif hafif çikolata rendeleyebilirsiniz. Cornflakesler, yulaf ezmeleri, fındık, ceviz; artık aklınıza ne geliyorsa… (Orijinali için burayı tıklayın.)

  • 500gr. yoğurt
  • 7-8 adet kuru kayısı
  • yarım vanilyanın özü
  • bir muz
  • bir çorba kaşığı file badem
  1. Kayısıları doğradım ve 250gr. yoğurt ile karıştırdım. Yarım vanilya özünü de ekledim. Hava geçirmez bir kapta bir gece buzdolabında beklettim. (Ertesi gün kayısılar yumuşayıp, şişmişlerdi. Yoğurt da oldukça koyulaşmıştı.)
  2. 250gr. daha yoğurt ekledim. Bir muzu doğradım ve hepsini karıştırdım. File bademleri hafif ateşte kavurdum ve bardaklara aldığım yoğurdun üzerine serpiştirdim. Hepsi bu kadar.

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.

ahududulu muhallebi

13.07.2006

himpud2.jpg

Sitenin takipçilerinden Birsen krem şokolanın yorumlarında kayısılı ve muzlusunu da denediğini yazmıştı. O yorumdan yola çıkarak biz başka bir şey yaptık. Kakaoyu çıkarıp, yerine ahududu püresi ekledik. Türkiye’yi bilemiyorum ama Almanya’da ahududu korkunç pahalı. Tazesini alırsam asla keke, pastaya vs. kullanamıyorum. Yazık oluyormuş gibi geliyor. O yüzden burada da yine dondurulmuşunu kullandım.
Dener misiniz bilmem; çünkü tarif oldukça deneysel, sık tecrübeyle de onaylanmış değil. Bu kadarcık deneme ile yazabilirim ki, kokusu ve rengi en az endüstriyel puddingler kadar hoş. Ayrıca içinde zerre kadar katkı maddesi yok. Tadı yetişkinlerin damak zevkine hitap edebilir- etmeyebilir, ama rengine tav olan çocuklara rahatlıkla yutturulabilir :)

  • 350 ml. yağsız süt
  • 2 yemek kaşığı pirinç unu
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 200 gr. dondurulmuş ahududu
  • 3 yemek kaşığı toz şeker (arttırılabilir)
  • bir paket vanilya
  1. Pirinç unu ve nişastayı 3-4 kaşık sütle açın. Ahududuyu toz şeker ile karıştırarak iyice ezin.
  2. Süt ve püreyi karıştırın, birlikte ısıtın. Kaynamasına yakın ezilmiş nişastayı ekleyin. Bir-iki taşım kaynatıp, koyulaştırın. Ateşten alır almaz, vanilyayı ekleyin. Dilerseniz mikserle çırparak soğutun veya hemen kaselere paylaştırın.

Birsen’ciğim ipucu için teşekkürler, iyi ki yazdın. Muzluyu da sıraya aldım :)

©2004-2006; metnin ve fotoğrafın her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden hiç bir yerde kullanılamaz.