havuclubonbon3

Çok ama çok kolay, önceden hazırlanıp buzdolabında bekletilecek bir tatlı olması nedeniyle son zamanlarda favorimiz Betül’ün yalancı cezeryesi. Fındık büyüklüğündeki topları çayın ve kahvenin yanında çok sevdik. Sabah kahvaltısına çıkardık, hatta dondurmanın ve sütlacın yanına iliştirdik.

  • 2 iri havuç (yaklaşık 300 gr.)
  • 3/4 bardak su (150 ml.)
  • 1/2 bardak şeker (60 gr.)
  • 20 adet kepekli bisküvi
  • 1 paket vanilyalı şeker
  • 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
  • tarçın
  1. Havuçları kazıyın, ince rendeleyin. Şeker ve su ile yumuşayıp suyunu tamamen çekene kadar pişirin.
  2. Bisküvileri ve vanilyalı şekeri birlikte toz haline getirin.
  3. Havuç, bisküvi, tarçın ve portakal kabuğunu iyice karıştırın.
  4. Minik toplar halinde yuvarlayıp hindistancevizine bulayın.
  5. Buzdolabında en az bir gün bekletin.

Hemen servis yapabilirsiniz tabii ki, fakat buzdolabında iyice sertleşip kendini çekince daha güzel oluyorlar. Bir hafta hatta daha fazla saklayabilirsiniz. Su, şeker ve bisküvinin miktarı havucun kıvamına göre değişebilir. Eğer hamur cıvık olduysa biraz daha bisküvi ekleyin örneğin. Yalnızca havuçlar piştikten sonra su eklememeye dikkat edin.

Tarçın

tarcin

Aylar önce bir dekorasyon sayfasında okuduğum bir öneri geldi geçen akşam aklıma. Çok eskidiği için kullanmak istemediğim, ancak atmaya da kıyamadığım tarçın çubuklarım değerlenmiş oldu böylelikle. Tarçın çubuklarını suya atıyorsunuz, kavanozu küçük bir mumun üzerine oturtuyorsunuz. Suyun buharı hem kaloriferli odaların kuru havasını yumuşatıyor hem de mis gibi tarçın kokuyor…

hurma soslu yoğurt

05.04.2009

hurmaliyogurt2 Yeni öğrendiğim ve pek sevdiğim bu tatlıyı bu kez fazla bekletmeden paylaşmak istedim. O kadar pratik ve ferah bir şey ki, hurma ya da yoğurt seven herkese şiddetle tavsiye edebilirim. Ölçüler için hiç kasmayın kendinizi, aşağıdakiler yalnızca örnek.

Artı, hurmalı seçeneği yazdım ben, fakat sevdiğiniz her kuru meyve ile mükemmel olur.

3 kişilik: 12 adet çekirdekleri çıkarılmış hurma, 150 ml. portakal suyu, 300 gr. koyu yoğurt, 50 gr. labne, arzuya göre rendelenmiş portakal kabuğu.

Hurmaları minik minik doğrayın ve portakal suyunda hafif ezilene kadar pişirin ve soğutun. Dilerseniz içine tarçın ve portakal kabuğu ekleyin. Ben bir de daha önceden suda bekletip yalancı taze ceviz kıvamına getirdiğim cevizlerden ekledim içine -fikrimce çok yakıştı-
Yoğurdu ve labneyi karıştırın.
Hurmalı sosu ve yoğurdu bardaklara paylaştırın. Sos altta veya ortada olabilir.
Buzdolabında 3-4 saat bekledikten sonra servise hazırdır. Üzerine bir-iki parça ceviz koyabilirsiniz.

Not: Yoğurtlu kat için % 10 yağlı yoğurt ve Türkiye’de pek bulunmayan quark kullandım ben. Tatlı lor, labne, cheesecake için tercih edilen peynirler, ya da yalnızca süzme yoğurt kullanılabilir. Önemli olan yoğurdun fazla sulu olmaması.

Kaynak: Für jeden Tag, 4/09

şekerpare-1

14.10.2007

sekerpare-1.jpg

Öncelikle herkesin geçmis bayramı kutlu olsun. Tatlı tarifini önceden vermek vardı ama, ben de bu bayramı ailemin yanında geçirerek hazıra konduğum için şekerpareler ancak bugüne yetişti. Aşağıdaki ölçülerle ortalama 40 adet şekerpare çıkıyor. Şerbeti önceden yaparak soğutmanızı tavsiye ederim.

Şerbet: 1 litre su, 1 kg. şeker., yaklaşık yarım limonun suyu. Şekerli su kaynamaya baslayınca 300′e kadar sayın, limon suyunu son anda ekleyip hemen ateşten alın. İyice soğutun.

* 1 su bardağı süt (250 ml.)
* 750 gr. kadar un (başlangıç olarak 3 su bardağı un ( 450 gr.) kullanın, sonradan hamuru toplamak için kalan unu kullanacaksınız)
* 250 gr. dolaptan yeni çıkmış soğuk tereyağ ya da margarin
* 3 yumurta (birinin sarısı üzerine sürülecek)
* 2 avuç irmik
* 1 paket kabartma tozu
* 2 paket vanilya
* 2 yemek kasigi nişasta

1. Bütün malzemeyi yoğurarak kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmayan bir hamur hazırlayın. İstediğiniz büyüklükte toplar yuvarlayıp, hafifçe bastirarak tepsiye dizin. Üzerlerine çırpılmış yumurta sarısı sürün ve birer fındık yapıştırın. 180 C’de üzerleri kızarana kadar pişirin.
2. Şekerpareleri fırından çıkarır çıkarırmaz şerbetini dökün. 5 dakika sonra isterseniz altlarından kürdanla 3-4 kere delebilirsiniz.

Bir Türkiye’ye gittim, buruk bir şekilde yanımda bir sürü hastalıkla döndüm. Döneli 3 hafta oldu neredeyse, halen tam olarak toparlanabilmiş değilim. Tam iyileştim derken, iki-üç gün sonra önce ses gitti, ardından gözlerim iltihaplandı, kulaklarım az duyar oldu. Salgın mı vardı, bağışıklık sistemim mi çöktü, yoksa ikisi birden mi geldi bilemiyorum. Bütün yeğenler, kuzenler hepimiz sıradan döküldük. Gözleri şişenler, boğazı ağrıyanlar, köh köh öksürenler. İklim değişikliği, bir türlü gelmeyen kış, az az yağan yağmur yalnızca mikropların işine yaradı, hepsi semirdi, eminim…

Bu arada boş durmadım, tuzda balık ve çilekli muhallebi yaptım. İkisini de çok sevdim, en kısa zamanda tariflerini vermek istiyorum. Ama oraya gelene anlatmak istediğim başka bir şey var. Tariflerini veremeyeceğim, o nedenle amaçsız bir giriş olacak, farkındayım, ama en azından mantı için alternatif bir katlama şekli ve Dadiş’in tatlısıyla ilgili ipuçları yazmak isterim.

gatm1.jpg
gatm2.jpg
gatm4.jpg
gatm3.jpg Gül Abla’nın mantısı: Bizim Gül Abla Türkmenistanlı, kendi ülkesinden değişik şekilli mantılar yapıyor. Fotoğraflarda gördüğünüz mantıyı bir gün kalabalık bir grup için teyzemle hazırladılar.
Mantı hamurunu bilirsiniz zaten, aynı bizimki gibi. İçini hazırlarken kıymaya soğan, tuz ve karabiberin yanında bol kuru nane ekleniyor. Bir de pişen mantılar tepsiye alındıktan aralarına fındık büyüklüğünde tereyağı parçaları konuyor. Sarmısaklı yoğurt ve kırmızı biberli yağla servis yapılıyor.
E muhteşem oluyor tabii ki, bir daha nerede bulacağım diye diye çaktırmadan kaç tabak götürdüğümü saymadım zaten.

Dadiş’in tatlısı: Aslında bu tatlıyı anneannem çok güzel yapardı. Artık bu tatlıyı yapmak Dadiş’e kaldı. Bizim eşrafta buna “Sabriye tatlısı” derler. Kat kat hamurlu, cevizli nefis bir şey olur. Her ev baklavası gibi yapımı zor olsa da, tadı eşsizdir. Dadiş tatlıyı pişirdikten sonra bir kutu ıslatılmamış tatlıyı paketledi, bavula yerleştirdik. Paketi açtığımda üst katmanlarının kırıldığını fark ettim, Allah’tan alt kattakiler pek hasar almamışlardı. Nasıl yapıldığını şimdilik gösteremeyeceğim ama hatırladığım şu: Hamurlar önce tek tek açılıp oklavaya sarılıyor ve büzüştürülüyor, sonra yeniden oklavadan alınıp açılıyor. Buruş buruş oval hamurlarınız oluyor. Eğer doğru hatırlıyorsam buruşuk hamurlar üst üste konuluyor, ara katlara ceviz serpiliyor, dilimleniyor, sonra tepsiye diziliyor ve fırınlanıyor.

sabriye.jpg

  • Tatlının yağını dökerken çok kaynak olmasına dikkat edin. Hatta kaşık kaşık tepsiye dökerken, kaşığın içinde bile fık fık kaynayacak kadar sıcak olmalı.
  • 4 bardak şeker, 3 bardak su ve limon suyu ile hazırlanan şerbet iki defada kullanılıyor. Şerbetin ilk yarısını önce, ikinci yarısını yarım saat sonra döküyoruz. Ben ikinci yarısını bir kez daha bir taşım kaynattım. Yaklaşık 3-4 saat sonra tatlıları şerbetten aldım. Muffin kağıtlarına yerleştirdim. Şıpır şıpır ıslak olmadığı için nispeten hafif bir tatlı olduğunu bile söyleyebilirim.