şekerpare-1

14.10.2007

sekerpare-1.jpg

Öncelikle herkesin geçmis bayramı kutlu olsun. Tatlı tarifini önceden vermek vardı ama, ben de bu bayramı ailemin yanında geçirerek hazıra konduğum için şekerpareler ancak bugüne yetişti. Aşağıdaki ölçülerle ortalama 40 adet şekerpare çıkıyor. Şerbeti önceden yaparak soğutmanızı tavsiye ederim.

Şerbet: 1 litre su, 1 kg. şeker., yaklaşık yarım limonun suyu. Şekerli su kaynamaya baslayınca 300′e kadar sayın, limon suyunu son anda ekleyip hemen ateşten alın. İyice soğutun.

* 1 su bardağı süt (250 ml.)
* 750 gr. kadar un (başlangıç olarak 3 su bardağı un ( 450 gr.) kullanın, sonradan hamuru toplamak için kalan unu kullanacaksınız)
* 250 gr. dolaptan yeni çıkmış soğuk tereyağ ya da margarin
* 3 yumurta (birinin sarısı üzerine sürülecek)
* 2 avuç irmik
* 1 paket kabartma tozu
* 2 paket vanilya
* 2 yemek kasigi nişasta

1. Bütün malzemeyi yoğurarak kulak memesi yumuşaklığında ele yapışmayan bir hamur hazırlayın. İstediğiniz büyüklükte toplar yuvarlayıp, hafifçe bastirarak tepsiye dizin. Üzerlerine çırpılmış yumurta sarısı sürün ve birer fındık yapıştırın. 180 C’de üzerleri kızarana kadar pişirin.
2. Şekerpareleri fırından çıkarır çıkarırmaz şerbetini dökün. 5 dakika sonra isterseniz altlarından kürdanla 3-4 kere delebilirsiniz.

Bir Türkiye’ye gittim, buruk bir şekilde yanımda bir sürü hastalıkla döndüm. Döneli 3 hafta oldu neredeyse, halen tam olarak toparlanabilmiş değilim. Tam iyileştim derken, iki-üç gün sonra önce ses gitti, ardından gözlerim iltihaplandı, kulaklarım az duyar oldu. Salgın mı vardı, bağışıklık sistemim mi çöktü, yoksa ikisi birden mi geldi bilemiyorum. Bütün yeğenler, kuzenler hepimiz sıradan döküldük. Gözleri şişenler, boğazı ağrıyanlar, köh köh öksürenler. İklim değişikliği, bir türlü gelmeyen kış, az az yağan yağmur yalnızca mikropların işine yaradı, hepsi semirdi, eminim…

Bu arada boş durmadım, tuzda balık ve çilekli muhallebi yaptım. İkisini de çok sevdim, en kısa zamanda tariflerini vermek istiyorum. Ama oraya gelene anlatmak istediğim başka bir şey var. Tariflerini veremeyeceğim, o nedenle amaçsız bir giriş olacak, farkındayım, ama en azından mantı için alternatif bir katlama şekli ve Dadiş’in tatlısıyla ilgili ipuçları yazmak isterim.

gatm1.jpg
gatm2.jpg
gatm4.jpg
gatm3.jpg Gül Abla’nın mantısı: Bizim Gül Abla Türkmenistanlı, kendi ülkesinden değişik şekilli mantılar yapıyor. Fotoğraflarda gördüğünüz mantıyı bir gün kalabalık bir grup için teyzemle hazırladılar.
Mantı hamurunu bilirsiniz zaten, aynı bizimki gibi. İçini hazırlarken kıymaya soğan, tuz ve karabiberin yanında bol kuru nane ekleniyor. Bir de pişen mantılar tepsiye alındıktan aralarına fındık büyüklüğünde tereyağı parçaları konuyor. Sarmısaklı yoğurt ve kırmızı biberli yağla servis yapılıyor.
E muhteşem oluyor tabii ki, bir daha nerede bulacağım diye diye çaktırmadan kaç tabak götürdüğümü saymadım zaten.

Dadiş’in tatlısı: Aslında bu tatlıyı anneannem çok güzel yapardı. Artık bu tatlıyı yapmak Dadiş’e kaldı. Bizim eşrafta buna “Sabriye tatlısı” derler. Kat kat hamurlu, cevizli nefis bir şey olur. Her ev baklavası gibi yapımı zor olsa da, tadı eşsizdir. Dadiş tatlıyı pişirdikten sonra bir kutu ıslatılmamış tatlıyı paketledi, bavula yerleştirdik. Paketi açtığımda üst katmanlarının kırıldığını fark ettim, Allah’tan alt kattakiler pek hasar almamışlardı. Nasıl yapıldığını şimdilik gösteremeyeceğim ama hatırladığım şu: Hamurlar önce tek tek açılıp oklavaya sarılıyor ve büzüştürülüyor, sonra yeniden oklavadan alınıp açılıyor. Buruş buruş oval hamurlarınız oluyor. Eğer doğru hatırlıyorsam buruşuk hamurlar üst üste konuluyor, ara katlara ceviz serpiliyor, dilimleniyor, sonra tepsiye diziliyor ve fırınlanıyor.

sabriye.jpg

  • Tatlının yağını dökerken çok kaynak olmasına dikkat edin. Hatta kaşık kaşık tepsiye dökerken, kaşığın içinde bile fık fık kaynayacak kadar sıcak olmalı.
  • 4 bardak şeker, 3 bardak su ve limon suyu ile hazırlanan şerbet iki defada kullanılıyor. Şerbetin ilk yarısını önce, ikinci yarısını yarım saat sonra döküyoruz. Ben ikinci yarısını bir kez daha bir taşım kaynattım. Yaklaşık 3-4 saat sonra tatlıları şerbetten aldım. Muffin kağıtlarına yerleştirdim. Şıpır şıpır ıslak olmadığı için nispeten hafif bir tatlı olduğunu bile söyleyebilirim.

kavrulmuş badem

04.04.2007

Bademlerin hikayesini kısa geçeceğim. Kızkardeşim denedi, bana da gece 10′da haber verdi. Ben yatmıştım aslında, “Ama çok güzel kokuyor” deyince yeniden kalktım…

badem-ve-enginar007a.jpg

200gr. kabuklu badem, 200gr. toz şeker, bir paket vanilin, çay kaşığı ucuyla tarçın, 100ml. su

  1. Şeker, vanilin, tarçın ve suyu teflon tavada kaynatın. Fokurdamaya başlayınca bademleri ekleyin ve karıştırmaya başlayın.
  2. Tahta kaşıkla karıştırın, karıştırın, karıştırın…
  3. Şerbet kurumaya başlayana dek, yani kum veya iri taneli tuz gibi olana kadar karıştırın.
  4. Siz halen karıştırmaya devam ederken kristalleşen şeker yavaş yavaş tekrar erimeye başlayacak. Bademler de ince, parlak kahverengi bir tabakayla kaplanacaklar. Bu aşamadan sonra istediğiniz an ateşten alabilirsiniz. Örneğin kızkardeşim şekerler fazla erimeden bademleri almış, ben iyice eriyene kadar beklettim. Fakat dikkat edin; karamel yanıp, bademlerin tadını acılaştırmasın.
  5. Bademleri ateşten alır almaz pişirme kağıdının üzerine yayın ve çatal yardımıyla birbirinden ayırın. Çok sıcak oluyorlar, elinizle dokunmayın, hele sakın tadı nasıl oldu diye ağzınıza atmayın! Ilıklaşana kadar bekletin.
    (Pişirme kağıdının üzerini katı yağla yağlayabilirsiniz.)

Bademler soğuduktan sonra kapaklı kavanozlarda saklayabilirsiniz. Hatta benimkiler 3 gündür masa üstünde açıkta duruyorlar, henüz herhangi bir değişme gözlemlemedim.

Yolu Almanya’dan geçmiş dostlar bilirler. Lunaparkların, Noel’in, şeker dükkanlarının çok sevilen eğlencelerinden biridir. Çekirdeklisi, cevizlisi, vs. de mevcuttur. İçindeki şeker miktarını ve bademin tabiatını gözönünde bulundurduğunuzda oturduğunuz yerden zıplama ihtimaliniz yüksektir.

nesti

Bu tarifi Almanya’ya dönmeden önce teyzemden almıştım.
Bu akşam yarım ölçü ile denedim. Yaklaşık 35-36 adet tatlı çıktı.
Kullandığım ceviz miktarını ölçmeyi unutmuşum, göz kararı diyelim…

  • bir paket tereyağ veya margarin
  • 3 yumurta (birinin sarısı ayrılacak)
  • 1 su bardağı şeker
  • 1/2 su bardağı irmik
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • aldığı kadar un
  • göz kararı iri dövülmüş ceviz
  • ŞERBET: 3 bardak şeker, 3 bardak su, bir paket vanilya, 5 karanfil, bir fiske tuz
  1. Yağı ve şekeri çırpın. İki tam yumurta ve bir yumurta akını, yoğurdu ve irmiği ekleyin, karıştırmaya devam edin. Aldığı kadar un ve kabartma tozu ile ele yapışmayan bir hamur elde edin.
  2. Hamuru beş-on dakika dinlendirip, ikiye bölün. Ilk parçayı 3-4 mm. kalınlıgında açıp, bardak ağzıyla veya kurabiye kalıbı ile yuvarlak şekiller kesin. Parçaları fırın tepsisine alın.
  3. Cevizleri irice dövün, ayırdığınız yumurta sarısını hafifçe çırpın, fırını 180° C’ye ısıtın.
  4. İkinci hamur parçasını açın. Yine yuvarlak şekiller kesin. Her parçanın ortasından şişe kapağı ile daha küçük parçalar alın. (Simit şeklinde olacak.)
  5. Tepsideki parçaların üzerine yumurta sarısı sürün. Ortalarına ceviz parçalarını yerleştirin. En üste simitleri kapatın. Kenarlarını parmaklarınızla hafifçe bastırın. Cevizleri biraz daha düzeltin, az geldiyse üzerine ekleme yapın. Yumurta sarısı sürüp, fırına verin.
  6. ŞERBET: Su, şeker, vanilya ve karanfilleri bir tencereye alın. Kaynamaya başladıktan bir dakika sonra 2-3 damla limon suyu ve bir fiske tuzu ekleyip, ateşten alın. Ilık şerbeti, ılık hamurların üzerine gezdirin.

nestg Ben şerbeti tatlıların üzerine boca edince, cevizler dışarı taştılar. Bu aşamada biraz dikkatli olmak lazımmış. Cevizlerin daha fazla dökülmemesi için tatlıları ters çeviremedim. Bu yüzden üstleri biraz kuru kaldı. Ayrıca tatlılar sırılsıklam ıslanmamışlardı. Şerbeti tamamen çekmelerine rağmen içleri hafif nemliydi.(Benim damak tadım için bu durum çok uygundu. Daha tatlı ve daha ıslak olmaları için şerbet miktarını arttırmak gerekebilir. Kendi ölçüm: 2 yumurta, 1/2 bardak şeker, 1/4 bardak irmik, 125gr. yağ, yarım paket kabartma tozu ve takriben 320gr. un )Kaynak: Sabiha teyzem